Akıllı telefon kameraları ile ilgili bilmeniz gereken her şey!

Şu anda okunuyor
Akıllı telefon kameraları ile ilgili bilmeniz gereken her şey!

Günümüzde, sosyal medyanın da etkisiyle, insanların kişisel fotoğrafçılığa olan ilgilerinin artmasıyla beraber kamerasız bir telefon düşünülemez hale geldi. Artık telefonun işlevi yerine kameranın performansı düşüncenin merkezine oturmaya başladı. Fakat kameraların bu denli farklı performanslara sahip olmalarının arkasındaki nedenler nelerdir? Bu yazımızda, bir kameranın hangi elementlere bağlı olarak iyi ya da kötü olabileceğini çok fazla detaya girmeden açıklayacağız.

Bir kamera nelerden oluşur?

Her akıllı telefonun kamerası farklıdır fakat aynı şeylere sahiptirler. Tüm kameralar görmelerine yarayan bir lense, lensin gördüklerini sayısal veri haline aktaran bir sensöre ve bu verileri işleyip bir görüntü haline getiren yazılıma sahipler. Bir görüntünün iyi ya da kötü olması bu üçlü arasındaki uyuma bağlıdır.

Megapiksel

Megapiksel (MP), kameradan çıkan bir görüntünün ne kadar piksel içerdiğini söylemeye yarayan bir ölçü birimidir. Bir megapiksel, bir milyon piksele eşittir. Yani 40 megapiksellik bir kameranın çektiği görüntü, 40 milyon piksel içerecektir.

Genelde megapiksel ne kadar yüksek olursa kalitenin de eşit oranda iyi olacağı söylenir. Resimleri kırparken, görüntü kalitesinden ödün vermemenizi sağlayabilir. Fakat fotoğraf kalitesi yalnızca bir sayıdan ibaret değildir, 12 MP bir kamera ile 20 MP bir kameradan daha iyi görüntü elde etmeniz mümkün.

Sensör büyüklüğü

Sensörü dış dünyadan gelen ışığı algılayan elektronik eleman olarak tanımlayabiliriz. Dış dünyadan gelen dalgaboyları (R-G-B) çözülür ve sayısal veri olarak (minimum 0 değerinden maksimum 255 olacak şekilde) dijital ortama aktarılır. Dolayısıyla, sensör boyutu ne kadar büyük olursa, daha fazla ışığa maruz kalır ve ortaya daha iyi sonuç çıkar. Özellikle düşük ışık çekimlerinde sensör büyüklüğü oldukça etkilidir.

CCD ve CMOS

Görüntüyü elektronik sinyallere çeviren algılayıcılara CCD sensör ya da CMOS sensör denir.

Akıllı telefonlarda önceden CCD sensörleri kullanılırdı. Fakat günümüzde daha komplike, ve yakın zamana kadar daha pahalı, olan CMOS sensörleri kullanılmakta.

Aralarındaki en büyük fark CCD sensörlerin düşük parazitli (çizgili), yüksek kaliteli görüntüler oluşturmasıdır. CMOS görüntüleri daha parazitli olmaya meyillidir. CCD sensörleri ışığa karşı daha hassastır. CMOS sensörleri düzgün bir ışıklandırmada düşük parazitli görüntü oluşturmak için daha fazla ışığa ihtiyaç duymaktadır. Ancak ikisi arasında iyi kötü ayrımı yapmak mümkün değildir. Dolayısıyla bir telefon alırken, kameranın kalitesini başka telefonlarla karşılaştırmakta ve hakkında yapılan incelemeleri okumakta fayda var.

Aperture (Diyafram)

Diyafram, bir diğer adıyla açıklık, lensin kamera sensörüne veya filme ne kadar yoğunlukta ışık geçireceğini ve buna bağlı olarak alan derinliğini ayarlayan mekanizmadır. Diyafram değeri f ile gösterilir. Diyafram açıklığı değerlerine f-stop denir.

Diyafram değeri (f) azaldıkça daha fazla ışık alınır, diyafram değeri (f) arttıkça daha az ışık alınır. Yani eğer düşük ışıkta güzel kareler yakalamak istiyorsanız, olabildiğince düşük değere sahip bir diyaframa sahip olmalısınız.

Düşük diyafram değeri, ön planın net olduğu, ancak arkaplanın bulanık olduğu alan derinliği efektini de vermenizi sağlar.

ISO ve Shutter Speed (Denklanşör Hızı)

Uluslararası Standartlık Örgütü’nün kısaltması olan ISO, kameranızın mevcut ışığa karşı ne kadar hassas olduğudur. Deklanşör hızı ise bir pozlama sırasında deklanşörün açık kaldığı süredir. Birçok kamera uygulaması, fotoğraf çekerken mümkün olan en iyi sonucu almanız için bu ayarlarları değiştirmenizi sağlar.

ISO değeri ne kadar büyükse kameranızın ışığa hassasiyeti o kadar fazladır. Ancak ISO değerinin büyük olmasının bir dezavantajı da mevcuttur: noise (gürültü). Kameralar bu durumla mücadele etmek için birçok yöntem kullanırlar ancak çok büyük ISO değeri kullanıyorsanız bu durum kaçınılmazdır.

Deklanşörünüz ne kadar uzun süre açık kalırsa o kadar çok ışık yakalar, ancak fotoğraf makinenizi sallanmaya ve bulanık hareketlere karşı daha savunmasız hale getirir. Aksiyon çekimleri için kısa süreli denklanşör hızı, düşük ışıkta çekim yapmak veya yıldırım ve havai fişek fotoğrafları çekmek için uzun süreli denklanşör hızı en iyi sonucu verecektir.

Görüntü sabitleme

İki tür görüntü sabitleme vardır; hafif sarsıntıları telafi etmek ve görüntüyü sabit tutmak için yazılım kullanan dijital görüntü sabitleme ve lensi sabit tutmak için mekanik araçlar kullanan optik görüntü sabitleme.

Optik görüntü sabitleme, özellikle düşük ışıkta, genellikle dijital görüntü sabitlemeden daha iyi sonuç verir. Eğer yazılım güzel sonuçlar elde edilebilecek kadar iyi iş yapamıyorsa; dijital görüntü sabitleme, kamera çekim yaparken hareket eden bir objektiften elde ettiğiniz titremeyen görüntülerle rekabet edemez.

HD ve 4K

HD ve 4K, megapiksel gibi çözünürlük ölçüleridir, ancak videonun çözünürlüğünü tanımlamak için kullanılırlar. HD, 1.920×1080 piksel olarak ölçülür, 4K bu ölçüyü iki katına çıkarır: 3.840×2.160piksel. Gelecekte de gelecek ölçüler, 8K gibi, 4K’nın çözünürlüğünü ikiye ve daha fazlasına katlayacak.

4K’nın temel avantajı, videoya yakınlaştırmanızın sonucunda hala HD bir görüntüyle karşılaşmanızdır.. Dezavantajı ise 4K kaydın HD kayıtlara göre iki kat yer kaplamasıdır. Bu nedenle sınırlı depolama alanı olan akıllı telefonlar için çok iyi bir seçenek değildir.

Siz ne düşünüyorsunuz?
Muhteşem
60%
İyi
20%
Heyecanlandırıcı
0%
Kararsızım
0%
Kötü
20%

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.